Kız Kulesi’nin karşısında, Salacak sahilini döven hırçın ve tuz kokulu sonbahar dalgalarının sesi tarihi rıhtım duvarlarında yankılanırken, semtin ara sokaklarındaki köklü anadolu lisesinden son ders zili coşkuyla ve gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Esra, okul ceketinin üzerine giydiği kalın lacivert kabanın düğmelerini sıkıca kapatıp ağır YKS hazırlık kitaplarıyla dolu yıpranmış sırt çantasını omzunda düzeltti. Sınıf arkadaşlarının sahil boyundaki çay bahçelerinde oturup sıcak salep içme davetlerini içten bir tebessümle geri çeviren genç kız, adımlarını Salacak sahil şeridine çok yakın, XIX. yüzyıldan kalma iki katlı kargir taş binada faaliyet gösteren uluslararası antika haritalar ve Osmanlı denizcilik seyirnameleri arşiv acentesine doğru hızlandırdı.
Esra, sekiz ay önce babasını Üsküdar sahil bandında yürütülen rıhtım ve dalgakıran güçlendirme çalışmaları sırasında devrilen bir vincin çelik halatının kopmasıyla meydana gelen iş kazasında kaybettikten sonra ailesinin tüm geçim yükünü tek başına sırtlanmıştı. Ahmediye mahallesindeki eski kiralık bodrum kat dairesinin kirasını ödemek, kronik KOAH hastası annesinin buhar cihazı masrafları ile ilkokula giden küçük kız kardeşinin okul harçlıklarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde Boğaz’ın bu tarihi köprüsüne bakan köşesinde akşam sekreteri ve antika pafta kayıt görevlisi olarak çalışıyordu.
Acentenin içi; eskitme kâğıt kokuları, asitsiz koruyucu kimyasal solüsyonlar, XVIII. yüzyıl Osmanlı Boğaz seyir defterleri, taş baskı kıyı paftaları ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı kurumsal, şık ve yoğun bir mekândı. Esra’nın görevi; Londra, Lizbon ve Cenova merkezli denizcilik tarihi enstitülerinden gelen antika belgelere ait kâğıt asidite raporlarını sisteme girmek, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu onay dosyalarını klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak optik tarama sertifikalarını zimmet defterine kaydetmekti. Yüksek tempolu bu sekreterlik işinde saatlerce ekran karşısında katalog kodlarını doğrulatırken gözleri kurur, şık görünmek zorunda olduğu topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo arşiv tüplerini ahşap raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağır bir sancıyla ağrırdı.
Esra’nın en büyük arzusu ise İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü’nü kazanıp denizcilik tarihi ve gemi tasarımı üzerine uzmanlaşan bir mühendis olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmecede YKS Sayısal özet kartları ile Fizik ve Matematik ders föyleri hazır beklerdi. Bir yandan dahili telefon hatlarını bağlayıp kurye zimmetlerini onaylatırken, diğer yandan çekmecedeki türev, integral ve analitik geometri sorularını zihninden çözmeye çalışıyordu.
O akşam, Rahmi M. Koç Müzesi denizcilik özel sergisi için Lizbon’daki Uluslararası Kartografya Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Boğaz Haritaları Akreditasyon Dosyası’nın taranması, kodlanması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir paftanın tespiti için Kadıköy sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Esra’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Binanın ağır meşe kapısını kilitleyip Üsküdar Marmaray durağına doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle Boğaz’ın soğuk gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.