Kozyatağı’nın birbirini kesen yüksek cam gökdelenlerine, E-5 karayolundan yükselen kesintisiz akşam trafiğinin gürültüsüne ve Ataşehir bağlantı yoluna kış ikindisinin gri puslu soğuğu çökerken, Kadıköy’deki bir anadolu lisesinin son ders zili çaldı. On yedi yaşındaki Cansu, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert montunun zipperını çenesine kadar çekip sırt çantasının ağırlaşmış askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Palladium AVM’ye doğru neşeyle yürümesine katılmayarak, adımlarını Kozyatağı Metro çıkışındaki yirmi sekiz katlı cam kulede bulunan uluslararası medikal lojistik ve cold-chain (soğuk zincir) ilaç tedarik acentesine doğru hızlandırdı.
Cansu, beş ay önce babasını Ambarlı Limanı’nda yük boşaltımı sırasında meydana gelen talihsiz bir konteyner devrilme kazasında kaybettikten sonra işitme engelli annesi ve ilkokula giden küçük kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Evin birikmiş kirasını ödemek, annesinin işitme cihazı pillerini ve medikal giderlerini karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası soğuk zincir konşimento kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, ozon dezenfektanı kokusu, soğuk hava deposu sensör bildirimleri ve yüksek hızlı evrak tarayıcılarının ritmik vızıltısıyla kaplı son derece disiplinli, kurumsal ve yüksek tempolu bir mekândı. Cansu’nun görevi; İsviçre ve Almanya’dan ithal edilen aşı ve biyolojik ilaçların uçak konşimento raporlarını sisteme işlemek, Sağlık Bakanlığı ve Gümrük Muafiyet dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak gizlilik dereceli gümrük analiz sertifikalarını kütüğe kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında ısı sensörü veri günlüklerini ve fatura numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve ağır teknik arşiv klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Cansu’nun en büyük arzusu ise Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni kazanıp biyoteknolojik ilaç ilke maddeleri üzerine uzmanlaşmış yetkin bir araştırmacı olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Kimya-2 ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki organik kimya, kimyasal denge ve türev sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve uluslararası konşimento evraklarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Halkalı Gümrük Müdürlüğü’ne sunulacak yetmiş beş parçalık Acil Soğuk Zincir İlaç Onay Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza sistemine yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir gümkük çekim işlemi için İstanbul Havalimanı Kargo Terminali’ne gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Cansu’nun omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Plazanın ağır temperli cam kapısını kilitleyip Kozyatağı Metro Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.