Maltepe’nin yüksek kesimlerinde, Başıbüyük ormanlarının eteklerinden esen sert ve dondurucu poyraz, bölgedeki dev imalat hangarlarının metal çatışarını döverken, semtteki meslek lisesinin çıkış zili gürültüyle yankılandı. On altı yaşındaki Ceren, okul ceketini çıkarıp çabucak sırt çantasına koydu ve kalın yün atkısına sarındı. Sınıf arkadaşlarının minibüs duraklarına doğru yürürken akşam planları yapmasını tebessümle reddederek, adımlarını bor yağı, işlenmiş çelik tozu ve ağır döküm dumanı kokan fabrika sahasına doğru çevirdi.
Ceren, dev orman makineleri ve ağır yük kamyonları için yüksek basınçlı hidrolik silindirler ve piston milleri ustası olan babasının indüksiyon fırınındaki hidrolik valfin patlaması sonucu iki elinde kalıcı doku kaybı ve işitme engeli yaşaması üzerine altı ay önce ailenin tek geçim kaynağı haline gelmişti. Fındıklı mahallesindeki eski iki katlı evin kirası ve babasının her ay tekrarlanan fizik tedavi ile medikal kontrol masrafları bu genç kızın omuzlarındaydı. Lise eğitimini aksatmadan akşamları ağır inşaat makineleri ve orman endüstrisi sektörü için aşırı basınca dayanıklı hidrolik piston milleri ve sızdırmazlık kapakları üreten bu fabrikada çapak alma, mikronluk optik kumpas denetimi ve vakumlu ambalaj işçisi olarak çalışıyordu.
Atölye; bin altı yüz derece sıcaklıktaki indüksiyon fırınlarının derinden gelen ritmik gümleme sesi, havalı çapak neşterlerinin tiz vızıltısı, kesme yağı dumanı ve ağır metal kokusuyla kaplı devasa bir yerdi. Görevi; fırın hattından çıkan sıcak çelik piston parçalarının kenarlarındaki mikroskobik pürüzleri pnömatik elmas neşterle temizlemek, dijital mikroskop ve kumpas ile et kalınlığı toleranslarını doğrulamak ve hazır olan hassas parçaları vakumlu steril ambalajlara koyup ahşap kasalara istiflemekti. Saatlerce sıcak fırınların karşısında durmaktan yüzü kızarır, neşter tutmaktan parmak boğumları titrer ve metal buharı genzini yakarak gözlerini sızlatırdı.
Ceren’in tek hayali, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü kazanarak endüstriyel hidrolik sistemler, robotik otomasyon ve akışkanlar mekaniği üzerine uzmanlaşan bir mühendis olmaktı. Ambalaj tezgahının karşısındaki beton kolona Fizik ve Kimya özet kartlarını asmıştı. Bir yandan iki eliyle ağır çelik parçaların çapaklarını temizlerken, gözleriyle duvardaki termodinamik, akışkanlar mekaniği ve analitik geometri denklemlerini takip eder, zihninden işlemleri yapmaya çalışıyordu. Preslerin çıkardığı ritmik gürültüyü zihnini odaklamak için bir tempoya dönüştürmüştü.
O gece, Maltepe sahil dolgu alanı şantiyesi için acilen sevk edilecek yüz adetlik özel hidrolik piston setinin son kontrolü, çapak temizliği ve ambalajlanması bitirilmek zorundaydı. Atölye sorumlusu rahatsızlanıp erken ayrılınca tüm yük Ceren’e kaldı. Saatlerce duman ve metal tozunun ortasında parçaları tek tek kontrol etti, çapaklarını sıyırdı ve özel ahşap kasalara istifledi. Gece saat yarımı gösterdiğinde ambalajlama ancak bitti. Üstü başı döküm tozu ve ağır fabrika kokar halde binayı kilitledi. Maltepe merkeze inen otobüs duraklarına doğru yürürken esen soğuk poyraz yüzüne çarptı; ama Ceren, bu koca şehrin Anadolu yakasındaki zorluklarına rağmen kendi kaderini çelik bir iradeyle şekillendirdiğini çok iyi biliiyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.