Moda Sahili’nin kayalıklarına vuran sert ve dondurucu ekim poyrazı, Moda Caddesi’nin tarihî apartman cephelerini döverken, Kadıköy’deki bir anadolu lisesinin son ders zili çaldı. On yedi yaşındaki Tuğçe, okul ceketinin üzerine giydiği koyu gri kaşe montun düğmelerini sıkıca ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Bahariye Caddesi’ndeki kafelere doğru gülüşerek yürümesine katılmayarak, adımlarını Moda’da deniz manzaralı üç katlı eski bir ahşap köşkte yer alan uluslararası kıyı mühendisliği ve deniz ekosistemi akreditasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Tuğçe, sekiz ay önce babasını Haydarpaşa Limanı’nda kuru yük gemisi bakım iskelesinde halat kopması sonucu meydana gelen kazada yitirdikten sonra yatalak babaannesi ve ortaokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Fikirtepe’deki eski bir binanın kiralık daire giderlerini ödemek, babaannesinin her ay yenilenen medikal bakım ürünleri ve ilaç masraflarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası deniz yapıları tescil kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, antika ahşap vernikleri, deniz haritaları ve yüksek hızlı tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Tuğçe’nin görevi; Londra ve Hamburg merkezli denizcilik enstitülerinden gelen kıyı koruma ve dalgakıran projeleri şartnamelerini sisteme işlemek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ekosistem onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak su altı akıntı analiz raporlarını teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında bathymetrik derinlik katsayılarını, dalga boyu frekanslarını ve patent sicil numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev arşiv klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Tuğçe’nin en büyük arzusu ise İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Deniz İnşaatı (Kıyı Mühendisliği) Bölümü’nü kazanıp deniz yapıları ve çevre koruma projeleri geliştiren vizyoner bir mühendis olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sayısal özet kartlarını ve Fizik-Matematik ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki akışkanlar mekaniği, integral ve türev sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve asırlık kıyı rölövelerinin ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Kadıköy sahilinde inşa edilecek yeni nesil dalgakıran projesine iletilecek yetmiş beş parçalık Acil Kıyı Yapıları Akreditasyon Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir deniz ölçümü için Pendik marina sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Tuğçe’nin omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Köşkün ahşap dış kapısını kilitleyip Kadıköy İskelesi’ne doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.