Anadolu Kavağı Surlarında Gece Yarısı ve Kayıp Fitoterapi Arşivi
Nevin, Boğaz’ın Karadeniz’e açıldığı en kuzey noktada, Anadolu Kavağı’ndaki Yoros Kalesi’nin heybetli Ceneviz surlarına sırtını vermiş, tepeden hırçın dalgaların sesini dinliyordu. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Bölümü mezunuydu. İstanbul’un kıyı köylerindeki endemik tıbbi bitkileri ve unutulmuş şifalı ot reçetelerini belgeleyen bağımsız bir araştırma projesi yürütüyordu. Ancak projeyi fonlayan biyoteknoloji girişimcisi, Ar-Ge hibesini aldıktan sonra tüm şirket hesaplarını tasfiye edip ortadan kayboldu. Nevin hem aylardır Kuzey Ormanları ve İstanbul boğazı kıyılarında yaptığı nitelikli floristik saha analizlerinin karşılığını alamadı hem de laboratuvarda kullandığı hassas ekstraksiyon cihazlarının kiralama faturasıyla haksız yere tek borçlu bırakıldı.
Ekim ayının keskin Karadeniz poyrazı çam ağaçlarının arasından uğuldayarak geçerken, cebinde kalan son birkaç bozuk parayla ne yapacağını düşünüyordu. Beykoz’da kiraladığı küçük çatı katı odasının sahibi, ödenmeyen iki aylık kira yüzünden o sabah kapının kilidini değiştirmişti. Kucağındaki su geçirmez kılıfta sadece bitki presi albümü, etken madde şemaları ve kişisel eşyaları vardı. Kaleden Boğaz’ın kapkara sularına bakan fener ışıklarını izlerken, bu devasa şehirde tek başına kalmanın çaresizliği içini kapladı.
Gözyaşlarını rüzgâra teslim edip çantasından kurumuş botanik numunelerini ve çizim kalemini çıkardı. Fenerin sarı ışığı altında, Yoros Kalesi surlarının dibinde yetişen Boğaz çiğdemi numunelerini ve kimyasal etken madde şemalarını teknik çizim defterine büyük bir tutkuyla işlemeye başladı. Kalem kâğıda her dokunduğunda içindeki kırgınlık mesleki bir direnişe dönüşüyordu. O sırada kalede gece denetimine çıkan Doğa Koruma ve Milli Parklar ekibine rehberlik eden ve Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde öğretim üyesi olan kıdemli bir botanikçi, sur dibinde titreyerek kusursuz fitoterapi şemaları çizen Nevin’i fark etti. Kâğıttaki kimyasal reçete doğruluğunu ve teknik hakimiyeti gören akademisyen, genç kadına Marmara Bölgesi Tıbbi Bitki Haritası projesinde baş uzman araştırmacı olarak çalışma imkânı sundu. Nevin, Yoros Kalesi’nin tarihi taşları arasında bu devasa şehrin ona yeniden kucak açtığını hissetti.
Yedikule Zindanları Surlarında Kayıp Akustik Tasarımlar
Selin için İstanbul, Tarihi Yarımada’yı çevreleyen Yedikule Zindanları’nın devasa taş bloklarından ve nemli zindan koridorlarından yayılan tarihi yankıdan ibaretti. Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Fiziksel Çevre Kontrolü ve Akustik Bölümü yüksek lisans mezunuydu; İstanbul’un tarihi surlarında ve zindanlarında ses akustiğini haritalandıran bağımsız bir mimari mühendislik projesi yürütüyordu. Ancak projeyi üstlenen özel restorasyon firması, kamu kurumlarından aldığı hakediş bedelini çektikten sonra iflasını açıklayarak piyasadan çekildi. Selin hem sekiz aydır surlarda yaptığı hassas desibel ve çınlama süresi ölçümlerinin karşılığını alamadı hem de testlerde kullandığı yüksek nitelikli frekans analiz cihazlarının borcuyla tek başına ortada bırakıldı.
Gece saat üçte, Yedikule Kapısı’nın yanındaki tarihi taş merdivenlerde tek başına oturuyordu. Sonbahar yağmuru surların tarihi taşlarına damlarken üzerindeki kaban sırılsıklam olmuştu. Kocamustafapaşa’da kaldığı pansiyonun günlük ücretini ödeyemediği için eşyalarını tek bir sırt çantasına sığdırıp çıkmak zorunda kalmıştı. Cebinde sadece ertesi günün otobüs parası duruyordu. Surların üzerinden geçen tren hattının ışıkları süzülürken geleceğe dair tüm umutları kararmıştı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.