Ece, İstanbul’un en batı sınırındaki Silivri Danamandıra Göletleri’nin poyrazla çalkalanan meşe ormanlarında, çamurlu patikada sırtındaki ağır toprak ve bitki numune kitiyle ilerliyordu. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Danamandıra Göletleri etrafındaki meşe ve gürgen ağaçlarının kök sistemlerinde oluşan mikro-mantar popülasyonlarını ve toprak asitlenme derecelerini inceleyen bağımsız bir çevre projesinde saha araştırmacısı olarak işe başlamıştı. Ancak bölgede planlanan taş ocağı genişletme projesinin çevresel etki değerlendirme (ÇED) raporu aşamasında hukuki anlaşmazlıklar çıkınca, projeyi yürüten çevre danışmanlık şirketi sahadan çekildi ve çalışan araştırmacıların üç aylık harcırahlarını ödemeden faaliyetlerini durdurdu. Ece, ormandan topladığı mikro-organizma numuneleri ve pH derecelendirme paftalarıyla tek başına kaldığı gibi, sahaya getirdiği spektrofotometre ve taşınabilir nem analiz cihazının kişisel zimmet borcuyla baş başa bırakıldı.
Ekim ayının dondurucu bir akşamüstü Danamandıra köy meydanındaki soğuk otobüs durağında beklerken cebinde yalnızca bir çay parası kalmıştı. Silivri merkezde kiraladığı oda, ödenmeyen kiralar yüzünden ev sahibi tarafından boşaltılmış ve Ece’nin saha tüpleri dışındaki birkaç parça eşyası depo girişine fırlatılmıştı. Duraktaki tahta banka çöken Ece, kucağındaki su geçirmez çantadan arazi defterini ve steril tüplerini çıkardı. Fenerinin sarı ışığı altında, ağaç gövdelerindeki mantar sporu dağılım sınırlarını ve toprak katmanlaşma haritalarını milimetrik kâğıda aktarmaya başladı. Kalem kâğıda temas ettikçe yaşadığı çaresizlik mesleki bir tutkuya ve dirence dönüşüyordu. O sırada bölgede orman ekosistem denetimi yapan Orman Genel Müdürlüğü Biyoçeşitlilik Dairesi başuzmanı, durakta titreyerek profesyonel mikolojik flora haritası çizen Ece’yi fark etti. Çalışmanın teknik derinliğinden etkilenen yetkili, Ece’yi Trakya Ormanları Biyoçeşitlilik Koruma Projesi’ne baş saha ekoloğu olarak transfer etti.
Üsküdar Validebağ Korusu’nda Asırlık Ağaç Sağlık Taraması ve Gövde Kovuk Bozulma Atlası
Aylin için İstanbul, Üsküdar’daki Validebağ Korusu’nun devasa anıt ağaçlarından, yaprakların arasından süzülen sonbahar güneşinden ve toprak kokusundan ibaretti. Marmara Üniversitesi Botanik ve Bitki Koruma yüksek lisans mezunuydu; Validebağ Korusu’ndaki 100 yılı aşkın meşe ve çınar ağaçlarının gövde kovuklarında oluşan iç çürümeleri ve tomografi direnç haritalarını inceleyen özel bir koruma projesinde görev alıyordu. Ancak korunun statüsüyle ilgili yerel yönetim ile sivil toplum kuruluşları arasında çıkan hukuki tartışmalar projenin askıya alınmasına yol açtı. Aylin’in aylardır korudaki ağaçlardan topladığı akustik tomografi ve kök çürüklüğü verileri kilitli şantiye konteynerinde mahsur kaldı; üstelik araştırma sürecinde kiraladığı ses dalgası bazlı ahşap tomograf cihazının faturası Aylin’in kişisel borç hanesine yazıldı.
Gece yarısı Üsküdar Altunizade otobüs duraklarının altındaki ıslak kaldırımda, çantasının üzerine büzülmüş soğuktan titriyordu. Zeynep Kamil’de kaldığı öğrenci evinden kira ödeyemediği için çıkarılmış ve eşyalarını tek bir valize doldurup sokağa sığınmak zorunda kalmıştı. Cebinde sadece ertesi sabah Beşiktaş’a geçebileceği tek bir otobüs bilet parası vardı. Çantasından rölöve kılıfını çıkardı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.