İstanbul, dışarıdan bakıldığında fırsatların ve ışıltılı hayatların merkezi gibi görünse de Anadolu’nun mütevazı bir kasabasından büyük akademik hedeflerle gelen gençler için çoğu zaman ağır bir sınava dönüşür. Hikayemizin başrolünde yer alan Tuğba, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencisidir. Tuğba’nin hikayesi; kontrolden çıkan yaşam maliyetleri, ağır termodinamik ve mukavemet proje yükleri, lisanslı simülasyon yazılımı masrafları ve metropolün getirdiği yalnızlık karşısında tek başına direnen bir genç kadının varoluş mücadelesini temsil eder.
Gündüzün Sessizliği, Gecenin Maskeleri
Tuğba’nın hayatı iki ayrı gerçeklik arasında keskin çizgilerle bölünmüştür. Gündüzleri Davutpaşa Kampüsü’nde saatlerce imalat atölyelerinde, akışkanlar mekaniği laboratuvarlarında ve CAD/CAM tasarım bilgisayar başında ter döküp arkadaş çevresinde sessiz, disiplinli ve derslerine odaklanmış bir profil çizen Tuğba; akşam çöktüğünde Esenler’in dik ve loş sokaklarından geçerek rutubetli, küçük bir bodrum katı dairesine çekilir.
Anadolu'da emekli bir çiftçi ailesinin kızı olarak kimseye yük olmadan okulunu bitirebilmek, yüksek teknik çizim ekipman giderlerini ve fırlayan ev kirasını karşılayabilmek adına gece geç saatlere kadar serbest zamanlı (freelance) 3D teknik modelleme ve mühendislik hesaplama analizleri yapmak zorundadır. Şehrin stresi, erkek egemen bir alanda kendini kanıtlama çabası, bitmek bilmeyen finansal kaygılar ve zamanla yarışma hali, Tuğba’nın omuzlarında erken yaşta taşınması zor bir olgunluk ve zihinsel bir yorgunluk biriktirmiştir.
Sosyolojik ve Psikolojik Yansımalar
Tuğba’nın İstanbul’da tek başına ayakta kalabilmek için verdiği bu sessiz mücadele, ruhsal dünyasında ve sosyal çevresinde belirgin izler bırakmaktadır.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.