İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Köyden Kaçıp Gelen Escort Aysel

Geceyi, Zeytinburnu’ndaki bir arkadaşının rutubetli bodrum katında geçirdi. Elde kalan artık kumaş parçalarını, sıfırdan ve aralıksız bir çalışmayla sabaha kadar elde dikerek tek bir ikonik elbise haline getirdi. Diktiği her ilmekte bu acımasız kentin, emeğini çalmaya çalışanların hırsı ve kendi direnişi vardı.

Zeytinburnu’nun konfeksiyon atölyelerinden yükselen makine gürültüleri ve kumaş tozu kaplı dar sokaklarında, akşam vardiyasının düdüğü çalarken Aysel, ellerindeki kumaş boyası lekelerini soğuk suyla ovamaktan kızarmış parmaklarına baktı. Tramvay yolunun hemen kenarında, yüksek binaların arasına sıkışmış bu tekstil mahallesinde hava her zaman sentetik iplik, buhar ve egzoz kokardı.

Aysel, Moda Tasarımı bölümünden mezun olduktan sonra kendi sürdürülebilir giyim markasını kurmak ve geleneksel dokumaları modern tasarımlarla buluşturmak hayaliyle Memleketinden çıkıp İstanbul’a gelmişti. Ancak sektörün devasa hacimli fason üretim çarkı, onun gibi genç ve sermayesiz tasarımcıları yutmak üzere kurulmuştu. Zeytinburnu’ndaki devasa bir ihracat atölyesinde, "kalıpçı ve modelhane sorumlusu" olarak karın tokluğuna çalışıyor, kendi tasarımlarını hayata geçirebilmek için mesai bitiminde atölyedeki artık kumaşları topluyordu.

O gün, Aysel için kırılma noktası oldu. Atölye sahibi, Aysel’in haftalardır kendi imkânlarıyla geceleri çizip diktiği ve yurt dışındaki bağımsız bir tasarım yarışmasına göndermeye hazırlandığı özel kapsül koleksiyonun örnek kalıplarını kilitli dolabından izinsiz almıştı. Adam, tasarımları ucuz kumaşlarla seri üretime sokup bir Ortadoğu firmasına satmak üzere imza atmak üzereydi. Aysel hakkını aradığında ise "Sana burada ekmek veriyoruz, burada çizilen her şey atölyenin malıdır" denilerek tehdit edildi ve birikmiş iki aylık mesai ücreti ödenmeden kapının önüne konuldu.

Cebinde kiraladığı gecekondu odasının ödemesi için tek bir kuruş yoktu. Üstelik yarışmanın son başvuru tarihi ertesi sabah biterken, elindeki tüm dikilmiş numuneler ve kalıplar atölyede rehin kalmıştı. Zeytinburnu tramvay durağının yağmurla ıslanmış betonunda dururken içinin kavrulduğunu hissetti.

Ama Aysel pes etmek için çok fazla geceyi uykusuz geçirmişti. Ağlamak yerine geri adım attı. Atölyede çalışan ve Aysel’in iyi kalpliliğini bilen emektar ütücü ablanın yardımıyla, gece atölye kapandıktan sonra arka pencereden içeri girdi. Kendi çizim defterlerini, orijinal kumaş numunelerini ve yedek kalıplarını yanına aldı.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. kadikoygecerehberi.icukadikoygecerehberi.icu