Kasım ayının soğuk ve poyrazlı bir sabahında, Yedikule Surları’nın heybetli gölgesinde Melis, sırtındaki ağır mimari rölöve çantası ve elindeki ölçüm aletleriyle adımlarını zorlukla atıyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü son sınıf öğrencisi olan Melis, Kastamonu’dan bu şehre tarihi eserleri ihya etme sevdasıyla gelmişti. Kocamustafapaşa’nın dar sokaklarında, tavanı rutubetten kararmış bir bodrum katında yaşıyor; geceleri mimari çizim bürolarına serbest pafta çizerek hem ev kirasını ödemeye hem de okulun pahalı çizim ekipmanı masraflarını karşılamaya çalışıyordu.
O gün, hayatının en önemli değerlendirme sunumundan önceki son saha çalışması günüydü. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu ve Fatih Belediyesi ortaklığıyla düzenlenen "Tarihi Surların Kentle Bütünleşmesi" projesi kapsamında, Belgrat Kapısı çevresindeki taş dokusunun elle çizilmiş detaylı rölöve paftasını teslim etmesi gerekiyordu. Eğer projesi kurul tarafından kabul edilirse hem restorasyon şantiyesinde ücretli uzman yardımcısı olarak işe başlayacak hem de aylardır geciktirdiği kira ve fatura borçlarını tek kalemde kapatabilecekti. Günlerdir uykusuz kalarak, surların dibinde buz gibi havada saatlerce milimetrik ölçümler almıştı.
Ancak sur içi yolundaki rüzgâr koridorundan geçerken, tarihi kapının üst kısımlarından kopan küçük bir harç ve taş parçası Melis’in hemen yakınına düştü. Anlık bir panikle kenara sıçrayan Melis, sur dibindeki ıslak çimlerin ve kaygan taşların üzerinde dengesini kaybederek sertçe kapaklandı. Kucağındaki su geçirmez silindir çanta savruldu ve kapağı açılarak haftalarca emek verdiği aydınger kâğıdına çizilmiş devasa rölöve paftası sur dibindeki çamurlu su kanalına yuvarlandı.
Melis, buz gibi mudur suyun ortasında dizlerinin üzerine çöktü. Mürekkeple işlenmiş o milimetrik çizgiler, sur taşlarının derz detayları ve gölgelendirmeler çamurlu suyun içinde saniyeler içinde dağılıp simsiyah bir lekeye dönüştü. Uykusuz geçen geceler, soğuktan uyuşan parmaklar ve kurduğu tüm gelecek hayalleri o çamurun içinde eriyip gitmişti. Ağlamaktan gözleri kızaran genç kız, yüzyıllardır ayakta duran bu devasa surların önünde ne kadar küçük ve çaresiz kaldığını hissetti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.