Gece yarısı Filiz, Kuzguncuk’taki eski bir ahşap evin çatı katındaki çalışma masasında, üzerindeki toprak kalıntılarını fırçayla temizlediği antik bir seramik parçasına bakıyordu. Doğu Akdeniz’in tarihi bir kentinden İstanbul’a İstanbul Üniversitesi Arkeoloji bölümünü dereceyle kazanarak geldiğinde, tek hayali Anadolu’nun kadim uygarlıklarını gün yüzüne çıkaran saygın bir kazı başkanı olmaktı. Onu bu zorlu patikaya sürükleyen kırılma noktası, Marmara Bölgesi’ndeki önemli bir kazı alanında staj yaparken tanık olduğu büyük tarihi eser kaçakçılığı oldu. Kazı başkanı profesörün çıkarılan nadide sikkeleri ve heykelleri yurt dışındaki özel koleksiyonerlere gizlice sattığını fark edip durumu belgelemeye kalkışınca, profesör tarafından "hırsızlık" suçlamasıyla iftiraya uğradı. Okuldan uzaklaştırıldı, bursu kesildi ve tüm akademik geleceği bir gecede karartıldı. İstanbul’da kirasını ödeyemez hale gelen ve adını temizlemek için gerekli bağımsız hukuki mücadeleyi finanse etmek isteyen Filiz, pes etmek yerine escortluk dünyasına adım attı. Filiz bu dünyada kendisine "Katman" adını verdi. Gündüzleri sahaf kütüphanelerinde eski haritaları ve kazı raporlarını inceleyen idealist bir araştırmacıyken; geceleri antika tutkunu zengin iş insanlarına, yabancı diplomatlara ve koleksiyonerlere eşlik eden, keskin tarih bilgisi ve asil duruşuyla hayranlık uyandıran bir kadına dönüştü. Kazandığı parayı hem hakkını aradığı ceza davasının masraflarına yatırdı hem de kendi bağımsız arkeoloji laboratuvarını kurmak için biriktirdi. Hikayeye eklediğim en özgün detay ise Filiz’in arkeolojik gözlem yeteneğini bir istihbarat aracına dönüştürmesiydi. Eşlik ettiği kişilerin lüks malikanelerinde veya gizli kasalarında sergiledikleri antika parçaların üzerindeki toprak yapısından ve patinadan, bu eserlerin hangi yasadışı kazı alanından çıkarıldığını bir bakışta teşhis ediyordu. Geceleri "Katman" adıyla katıldığı özel davetlerde, kendisini akademiden attıran kaçakçılık şebekesinin finansörlerini ve koleksiyoncu ağını adım adım haritalandırdı. Yine de binlerce yıllık uygarlıkların kalıntılarını titizlikle temizlerken, kendi hayatında biriken bu sır katmanlarının ruhunu ağırlaştırmasına engel olamıyordu. Tarihteki en güçlü imparatorlukların bile yozlaşma yüzünden çöktüğünü bilmek, günümüz insanının kibirli ve sığ dünyasına karşı onu duygusal olarak tamamen nasırlaştırmıştı. Filiz, topladığı sarsılmaz delillerle o kaçakçılık şebekesini çökertip itibarını akademide yeniden kazanacağı ve ilk resmi kazısının başına geçeceği günün inancıyla, İstanbul’un karanlık katmanlarında kendi kazısını yapmaya devam ediyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.